• Bursa’ya Suriyeli Sığınmacılar İçin Bilgilendirme Ziyareti

    13-14 Şubat 2016, Cumartesi - Pazar

    Mülteci Hakları Merkezi, 13-14  Şubat 2016 tarihlerinde Bursa’da kentte yaşayan Suriyeli sığınmacılardan temsilcilere hukuki konularda bilgilendirme yapmayı amaçlayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Daha önce Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve Bursa’da sığınmacılara yönelik yardım faaliyetleri yürüten sivil toplum örgütleriyle yapılan danışmalar çerçevesinde düzenlenen ziyaret kapsamında sığınmacılara “geçici koruma” uygulamasında haklar ve yükümlülükler konusunda bilgiler verildi.

     

    Bursa, Suriye’den gelen ve “geçici koruma” uygulaması kapsamında olan sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı illerden biri. İlde yaşayan sığınmacı topluluğundan bir grup temsilciyle gerçekleştirilen bilgilendirme ve danışma toplantısında “geçici koruma” uygulamasının yasal arkaplanı, sağlık, eğitim, çalışma ve diğer alanlardaki haklar, Türkiye’de Suriyeli sığınmacılara yönelik devam eden uygulamanın geleceğine ilişkin sığınmacıların yönelttiği sorular uzman ekibimizce tercümanlar eşliğinde yanıtlandı.

     

    Mülteci Hakları Merkezi’nin Bursa’ya ve Suriyeli ve diğer uyruklardan sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı diğer illere bu tipten bilgilendirme amaçlı ziyaretleri devam edecek.

  • İstanbul’da Avukatlar İçin Mülteci Hukuku Semineri

    13 Şubat 2016, Cumartesi

    Mülteci Hakları Merkezi, 13 Şubat 2016 Cumartesi günü İstanbul’da avukatlara yönelik 1 günlük bir uzmanlaşma semineri gerçekleştirdi. Etkinlik sığınma sürecindeki hassas durumdaki kişilerin tespiti ve hukuksal koruma mekanizmalarına erişimi konularına odaklandı.

     

    Seminer programı içinde, yeni Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde devam eden gerek «geçici koruma » uygulaması ve bireysel « uluslararası koruma prosedürü» bağlamında refakatsiz çocuklar ve özel ihtiyaç sahibi başvuruculara dair tanımlar ve usuller ilgili, Türkiye’de hassas gruplara yönelik uygulamalara ışık tutması geren uluslararası standartlar ve iyi örnekleri konu eden sunumlar ve tartışmalar yapıldı.

     

    İstanbul Barosu’na kayıtlı ve konuya ilgi duyan avukatların zengin katkı ve katılımlarıyla gerçekleşen çalışmaya, Avrupa’da mültecilerin korunması alanında çalışan önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan Hollanda Mülteci Konseyi’nden uzman hukukçu Angelina van Kampen de hassas durumda bulunan sığınmacılara dair AB standartları ve AİHM içtiatlarına odaklanan bir sunumla katkıda bulundu.

     

    Mülteci Hakları Merkezi, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden baroların sığınma hukuku alanında uzmanlık ve kapasitelerini geliştirmeye yönelik gayretlerine destek vermeye devam edecek.

     

  • Sığınmacılar ve Vekalet Sorunu: Sorunlar ve Çözüm Önerileri

    10 Şubat 2016, Çarşamba

    Türkiye’de sığınmacıların avukatlara vekalet vermesine ilişkin, noterlik mevzuatı ve uygulamasından kaynaklanan bazı sorunlar kişilerin hak arama mekanizmalarına erişimi konusunda engel teşkil etmekte. Mülteci Hakları Merkezi’nin bu alandaki sorunları özetleyen ve çözüm önerileri sunan görüş belgesi Türkçe ve İngilizce olarak 10 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı.

    Bilindiği üzere, Türkiye’de sığınma mevzuatı ve sığınmacı durumunda kişilere uygulanan usul ve esas kuralları, 11 Nisan 2013 tarihinde kabul edilen 6458 No’lu Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve 22 Ekim 2014 tarihli Geçici Koruma Yönetmeliği çerçevesinde baştan sonra yenilenmişti.

    Türkiye’de hukuki ve idari süreçlerde kendilerini temsil etmesini istedikleri avukatlara vekalet vermek isteyen kişilerin kimlik bilgilerini Noterlik Kanunu ve ilgili uygulama mevzuatında öngörülen kurallar kapsamında ispat etmesi gerekmekte. Oysa mevcut noterlik uygulamalarında, yeni sığınma mevzuatına göre sığınma prosedüründe bulunan veya Türkiye’de sığınma korumasından yararlanan çeşitli kategorilerde yabancılar için düzenlenen kimlik belgelerinin vekalet amacıyla kimlik tespiti için kullanılamaması kişilerin avukat hizmetlerinden yararlanması önünde ciddi bir engel teşkil etmekte.

    Mülteci Hakları Merkezi’nin hazırladığı görüş belgesi bu alandaki sorunların ayrıntılı bir dökümü ile somut çözüm önerileri sunuyor. Görüş Belgesi’ne Türkçe ve İngilizce olarak internet sitemizden erişilebilir.

     

  • İzmir’de Avukatlar İçin Mülteci Hukuku Semineri

    6 Şubat 2016, Cumartesi

    Mülteci Hakları Merkezi, 6 Şubat 2016 Cumartesi günü İzmir’de avukatlara yönelik 1 günlük bir uzmanlaşma semineri gerçekleştirdi. Etkinlik sığınma sürecindeki hassas durumdaki kişilerin tespiti ve hukuksal koruma mekanizmalarına erişimi konularına odaklandı.

     

    Seminer programı içinde, yeni Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde devam eden gerek «geçici koruma » uygulaması ve bireysel « uluslararası koruma prosedürü» bağlamında refakatsiz çocuklar ve özel ihtiyaç sahibi başvuruculara dair tanımlar ve usuller ilgili, Türkiye’de hassas gruplara yönelik uygulamalara ışık tutması geren uluslararası standartlar ve iyi örnekleri konu eden sunumlar ve tartışmalar yapıldı.

     

    İzmir Barosu Göç ve İltica Komisyonu, Çocuk Hakları Komisyonu ve Kadın Komisyonu’ndan çok sayıda avukatın zengin katkı ve katılımlarıyla gerçekleşen çalışmaya, Avrupa’da mültecilerin korunması alanında çalışan önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan Hollanda Mülteci Konseyi’nden uzman hukukçu Angelina van Kampen de hassas durumda bulunan sığınmacılara dair AB standartları ve AİHM içtiatlarına odaklanan bir sunumla katkıda bulundu.

     

    Mülteci Hakları Merkezi, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden baroların sığınma hukuku alanında uzmanlık ve kapasitelerini geliştirmeye yönelik gayretlerine destek vermeye devam edecek.

     

  • Geçici Koruma’dan Yararlanan Suriyeliler İçin Bilgi Broşürlerimiz Çıktı!

    1 Şubat 2016, Pazartesi

    Türkiye’de “geçici koruma” uygulamasına tabi olan Suriyeli ve Suriye menşeli Filistinli sığınmacılara yönelik temel soru ve yanıtları içeren bilgi broşürlerimizin ilk baskıları Arapça, Türkçe ve İngilizce olarak çıktı. İnternet sitemizden de erişime sunulan broşürlerimiz, aynı zamanda basılı halde alanda çalışan diğer sivil toplum örgütleri ve avukatlara ve sığınmacılara ulaştırılıyor.

    Dört ayrı kitapçık olarak hazırlanan broşürler sırasıyla, temel haklar ve yükümlülükler ile kayıt yolları; sağlık hizmetlerine erişim; eğitim hizmetlerine erişim ve çalışma hayatıyla ilgili haklar konularına odaklanıyor. Broşürlere internet sitemiz üzerinden Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak ulaşılabilir. Broşürlerin önümüzdeki dönemde mevzuat ve uygulamadaki gelişmeler ışığında güncellenmeye devam edilmesi planlanıyor.

    Bilindiği üzere Türkiye’de Suriye’den gelen sığınmacılar 22 Ekim 2014 tarihli Geçici Koruma Yönetmeliği çerçevesinde “geçici koruma” uygulamasına tabi. Irak, Afganistan ve Iran gibi diğer menşe ülkelerden gelen bireysel sığınmacılar ise yeni 6458 No’lu Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde işletilen “uluslararası koruma” prosedürü kapsamında sığınma başvurusu yapmakta.

    Mülteci Hakları Merkezi’nin, “uluslararası koruma” prosedüründe haklar ve hizmetlere odaklanan ikinci bilgi broşürleri paketi ise çok yakında, Türkçe, İngilizce, Fransızca, Arapça, Farsça ve Somalice olmak üzere 5 dilde sığınmacıların kullanımına sunulacak.

     

  • AB-Türkiye Ekseninde Mültecilerin Korunması Çalıştayı

    30 Ocak 2016, Cumartesi

    Mülteci Hakları Merkezi’nin, 30 Ocak 2016 tarihinde Istanbul’da Türkiye’de sığınma alanında çalışan sivil toplum örgütlerinden temsilciler ile ECRE ve Hollanda Mülteci Konseyi’nden Avrupalı uzmanların katılımıyla AB-Türkiye arasında göç alanındaki işbirliği gündemi çerçevesinde mültecilerin korunmasına ilişkin sorunlar ele alındı.

    Çalıştay tartışmaları, 2015 Kasım ayında AB ile Türkiye arasında göç alanında işbirliğinin güçlendirilmesine ilişkin kabul edilen Ortak Eylem Planı, katılım müzakerekeleri ve diğer siyasi süreçler bağlamında, Suriyeli ve diğer sığınmacılarla ilgili uygulamalar, düzensiz göç hareketlerinin idaresine ilişkin tedbirler, Türkiye’den transit geçen göçmenlerin geri kabulü gibi meselelere odaklandı.

    Toplantıya Avrupa ülkelerinde mültecilerin korunması alanında çalışan sivil toplum örgütlerini temsil eden Brüksel-merkezli ECRE ve Hollanda Mülteci Konseyi adına katılan uzmanlar, Suriye mülteci krizinin AB ülkelerine ve AB düzeyinde göç ve sığınma politikasına etkileri ile Türkiye-AB arasındaki işbirliği çerçevesi üzerine değerlendirmelerini paylaşarak tartışmalara katkıda bulundu.

     

  • Medya Mensuplarıyla Atölye Çalışması

    17 Ocak 2016, Cumartesi

    Mülteci Hakları Merkezi, 17 Ocak 2016 Pazar günü İstanbul’da çeşitli illerden medya mensuplarının katılımıyla Türkiye’nin sığınma gündemi içinde gazetecilerin ve medya kurumlarının perspektifleri üzerine 1 günlük bir atölye çalışması gerçekleştirdi.

     

    İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa ve Gaziantep’ten medya mensuplarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’deki sığınma olgusunun ulaştığı boyutlar ve göç/sığınma alanına ilişkin güncel politika ve düzenlemeler ele alındı; sığınma olgusunun çeşitli boyutlarıyla kamuoyuna ve toplum kesimlerine anlatılması noktasında mülteci hakları için çalışan sivil aktörlerle gazetecilerin nasıl daha etkili şekilde işbirliği yapabilecekleri konusunda fikir alışverişi yapıldı.

     

    Toplantıda, artık resmi rakamlara göre 2.5 milyonun üzerinde sığınmacı ağırlayan bir ülke olarak Türkiye’de sığınma olgusunun gerek kamuoyunun gerekse siyaset aktörlerinin gündeminde hâlâ üst sıralarda yer bulmadığı, oysa Türkiye’nin artık hem yurttaşlar, hem toplum kesimleri, hem de siyaset kurumlarıyla sığınma meselesini uzun vadeli bir esas mesele olarak takip etmesi ve tartışması ihtiyacı vurgulandı.

     

  • Mülteci Hakları Merkezi AIDA Türkiye Raporu

    28 Aralık 2015, Pazartesi

    Mülteci Hakları Merkezi – ECRE işbirliği çerçevesinde, 18 Avrupa ülkesindeki sığınma sistemlerinin analizi ve karşılaştırılmasını amaçlayan AIDA (Asylum Information Database) Projesi kapsamında Mülteci Hakları Merkezi tarafından İngilizce olarak hazırlanan Türkiye Ülke Raporu’nun genişletilmiş ikinci edisyonu  28 Aralık 2015 tarihinde yayımlandı.

    AIDA projesi kapsamında, 16 AB üyesi ve 2 AB üyesi olmayan toplam 18 Avrupa ülkesinin sığınma sistemlerini analiz eden ve belirli aralıklarla güncellenen ülke raporları hazırlanıyor; raporlar özellikle araştırma kapsamındaki ülkelerdeki sığınma prosedürleri, sığınma başvurusu yapan kişilere sağlanan temel hak ve hizmetler ile sığınma prosedüründeki kişilerin idari gözetimine ilişkin ulusal mevzuat hükümleri ve fiili uygulamaya odaklanıyor. Proje, Avrupa ülkelerinden mülteci hakları savunucusu sivil toplum örgütlerini biraya getiren ve Mülteci Hakları Merkezi’nin de üyesi bulunduğu Brüksel merkezli ECRE (European Council on Refugees and Exiles) Teşkilatı’nın girişimiyle 2012 senesinde başlamıştı; Türkiye, Mülteci Hakları Merkezi’nin inisiyatifiyle 2015 yılında projeye dahil edilmişti.

    AIDA projesi, araştırma kapsamındaki ülkelerde sığınmacılara yönelik hukuki destek konusunda uzmanlaşan sivil toplum örgütlerince hazırlanan ülke raporları yoluyla Avrupa’daki sığınma uygulamalarının uluslararası ve Avrupa standartlarıyla uyumluluğunun denetlenmesini, ve ülke uygulamalarında tespit edilen eksikliklerin giderilmesine yönelik ulusal ve Avrupa düzeyinde savunuculuk çalışmalarına dayanak sağlanmasını amaçlıyor. AIDA projesi çerçevesinde hazırlanan ülke raporları ile 18 ülkedeki uygulamaların karşılaştırmalı muhasebesini içeren yıllık ve tematik raporlara AIDA internet sitesinden erişilebilmekte: http://www.asylumineurope.org/

    Mülteci Hakları Merkezi tarafından İngilizce olarak hazırlanan Türkiye Ülke Raporu’nun genişletilmiş ikinci edisyonu, Türkiye sığınma sistemine ilişkin genel bir değerlendirmenin yanısıra, gerek Türkiye’ye Suriye’den kitlesel olarak sığınan kişilerin tabi olduğu “geçici koruma” uygulaması, gerekse diğer menşe ülkelerden gelen bireysel sığınmacıların tabi olduğu yeni “uluslararası koruma” prosedürünün ayrıntılı bir analizini sunuyor. Rapora ulaşmak için: http://www.asylumineurope.org/reports/country/turkey

     

  • Van’da Mülteci Hukuku Eğitimi

    16-17 Ocak 2016, Cumartesi

    Mülteci Hakları Merkezi, 16-17 Ocak 2016 tarihlerinde Van Barosu işbirliğiyle avukatlara yönelik bir mülteci hukuku eğitimi gerçekleştirdi.

     

    60’ın üzerinde avukatın katılımıyla gerçekleşen iki günlük çalışmada katılımcı avukatlara uluslararası sığınma hukukun temel kavramları, Türkiye sığınma mevzuatı ve uygulamaları, sığınmacıların hukuksal koruma mekanizmalarına erişimi için başvurulabilecek yargı yolları, idari gözetim uygulamaları ve BMMYK Türkiye Temsilciliği prosedürüne ilişkin ayrıntılı sunumlar yapıldı. Programı tamamlayan katılımcı avukatlara sertifika verildi.

     

    Bu eğitim çalışması, Merkezimiz’in ABD’li sivil toplum örgütü Refugee Solidarity Network ortaklığıyla ve ABD Dışişleri Bakanlığı Nüfus Mülteciler ve Göç Bürosu (PRM) desteğiyle  2015 Mart ayında start alan projesi kapsamında gerçekleşti. Proje çerçevesinde daha önce Gaziantep, Şanlıurfa ve Ankara Baroları’yla işbirliği içinde benzer uzmanlaşma eğitimleri yapılmıştı. Projeye Hollanda Mülteci Konseyi de destek sağlıyor.

     

    Proje çerçevesinde 2016 yılı boyunca çeşitli illerdeki barolarla işbirliği içinde devam edecek olan avukatlara yönelik uzmanlaşma eğitimleri, gerek Suriyeli gerekse diğer menşe ülkelerden sığınmacıların yoğun olarak yaşadığı illerde sığınmacıların hukuki destek ve avukat yardımı ihtiyaçlarının karşılanmasında özellikle barolar eliyle yürütülen Adli Yardım mekanizmasının daha etkin şekilde çalışmasını teşvik etmek amacını taşıyor.

     

  • Isparta ve Burdur’da

    Hukuki Bilgilendirme Toplantıları

    18 ARALIK 2015, Cuma

    Mülteci Hakları Merkezi , 11-14 Aralık tarihlerinde özellikle Somalili ve Afgan sığınmacı nüfusun yoğun olarak ikamet ettiği Isparta ve Burdur’a hukuki destek ziyaretleri gerçekleştirdi.

     

    İki ilde sığınmacıların yoğun katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantılarında, gerek Göç İdaresi Genel Müdürlüğü (GİGM) gerek Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) tarafından yürütülen  prosedürler ve işlemler konusunda ayrıntılı açıklamalar paylaşıldı. Sığınmacıların 2014 Nisan ayında yürürlüğe giren yeni Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde sağlanan hak ve hizmetler ile tabi bulundukları yükümlülükler konusunda yönelttikleri sorular yanıtlandı. Bu vesileyle, ekibimiz iki ilde sığınmacıların karşılaştıkları zorluklar ve ihtiyaçlar konusunda kendi tespit ve tecrübelerini de dinleme imkanı buldu.

     

    Mülteci Hakları Merkezi ekibi ayrıca, hem Isparta hem Burdur’da yakın zaman önce faaliyete başlamış olan İl Göç İdaresi Müdürlükleri ile barolara da ziyaretler gerçekleştirerek, her iki ilde sığınmacılara yönelik yürütülen hizmetler ve devam eden ihtiyaçlara ilişkin fikir alışverişinde bulundu.

     

    Önümüzdeki dönemde gerek Suriyeli gerekse Irak, Afganistan, Somali ve diğer uyruklardan sığınmacıların ikamet ettiği illerde hukuki bilgilendirme ve yerel aktörlerle danışmalar yapma maksatlı çalışma ziyaretlerimiz devam edecek.

     

  • ECRE Yuvarlak Masa Toplantısı

    4 ARALIK 2015, Cuma

    Mülteci Hakları Merkezi, 1 Kasım’da Istanbul’da ECRE Yönetim Kurulu ve bir grup Türkiyeli STK temsilcisinin katılımıyla AB-Türkiye ekseninde sığınma meselelerini ele alan bir yuvarlak masa tartışması gerçekleştirdi.

     

    Bilindiği üzere, Avrupa ülkelerinde mülteci hakları alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu ve Türkiye’den de Mülteci Hakları Merkezi ve Mülteci-Der’in üyesi bulunduğu Brüksel-merkezli bir ağ teşkilatı olan ECRE (European Council on Refugees and Exiles), Avrupa’da sığınma alanındaki politika ve uygulamaların olumlu yönde gelişmesi için gerek Avrupa kamuoyları gerekse AB kurumları nezdinde savunuculuk çalışmaları yürütmekte.

     

    Kuruluş,  son yıllarda ciddi bir toplu sığınma olgusuyla baş etmek durumunda olan Türkiye'deki sorun ve ihtiyaçları, hem de Türkiye ile AB arasında Suriyeli mülteciler ve Türkiye-Yunanistan geçişleri konusunda devam eden müzakereleri de yakından takip etmekte.

     

    Bu çerçevede, ECRE'nin en yüksek politika belirleme ve karar alma organı olan ECRE Yönetim Kurulu 30 Kasım-1 Aralık 2015 tarihlerinde Istanbul'a 2 günlük bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Bu ziyaret vesilesiyle Mülteci Hakları Merkezi’nin ev sahipliğinde 1 Aralık Salı günü gerçekleştirilen yuvarlak masa tartışmasında, Türkiyeli STK temsilcilerinin katılımıyla AB-Türkiye ekseninde sığınma politikasına ilişkin önemli başlıklar ele alındı.

     

    Bu bağlamda, 29 Kasım’da AB ile Türkiye arasında anlaşma sağlanan Ortak Eylem Planı’na ilişkin ECRE’nin bu ziyaret vesilesiyle Istanbul’da kaleme alınan ilk değerlendirmesinde Türkiyeli mülteci hakları savunucularının görüşleri de yankı buldu.

     

    Mülteci Hakları Merkezi’nden Oktay Durukan’ın Ortak Eylem Planı’yla ilgili olarak yaptığı “hukuki destek ve bağımsız sivil toplum aktörlerince hayata geçirilecek denetleme mekanizmaları Türkiye’deki koruma sahasının güçlendirilmesi için büyük önem taşıyor” açıklamasına da yer veren ECRE bildirisine aşağıdaki linkten erişilebilir:

     

    http://www.ecre.org/component/content/article/70-weekly-bulletin-articles/1298-ecre-fears-human-rights-being-left-behind-in-the-rush-to-an-eu-turkey.html

     

  • İstanbul’da Sığınmacıların İdari Gözetimi Çalıştayı

    16 Ekim 2015, Perşembe

    Mülteci Hakları Merkezi 16 Ekim Cuma günü İstanbul’da International Detention Coalition işbirliğiyle göçmen ve sığınmacılar idari gözetimi üzerine bir çalıştay gerçekleştirdi.

    Mülteci Hakları Merkezi 16 Ekim Cuma günü üyesi bulunduğumuz International Detention Coalition (IDC) işbirliğiyle İstanbul’da göçmen ve sığınmacılar idari gözetimine dair uluslararası standartlar ve Türkiye’deki Uygulamalar başlıklı bir çalıştay gerçekleştirdi. Çalıştaya İstanbul’da bu alanda çalışma yürüten sivil toplum örgütlerinden ve İstanbul barosundan temsilciler katıldı ve katkı yaptı. Çalıştaya IDC savunuculuk direktörü Ben Lewis sunumlarıyla katkıda bulundu.

    Mülteci Hakları Merkezi ile IDC’nin Türkiye’de Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu çerçevesinde idari gözetime ilişkin mevzuat ve uygulamaları iyileştirmeye ve idari gözetime alternative modellerin tartışılmasını sağlamaya yönelik gayretleri önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek.

    IDC bütün dünyada göç bağlamında idari gözetime alternatifleri teşvik etmeye yönelik uzmanlık ve lobi faaliyetleri yürütüyor. IDC’nin ”There Are Alternatives (Alternatifler Mümkün)” adlı politika notu yakın zamanda yayımlanmıştır ve şu linkten erişilebilir:  http://idcoalition.org/publications/there-are-alternatives-policy-guide/

     

  • 3-4 Ekim 2015, Urfa’da Mülteci Hukuku Eğitimi

    8 Ekim 2015, Perşembe

    Mülteci Hakları Merkezi, 3-4 Ekim tarihlerinde Urfa’da Urfa Barosu işbirliğiyle bir Avukatlara Yönelik Mülteci Hukuku Eğitimi gerçekleştirdi.

     

    İki günlük çalışmada katılımcı avukatlara Merkezimiz’in uzman ekibi tarafından uluslararası sığınma hukukun temel kavramları, Türkiye sığınma mevzuatı ve uygulamaları, sığınmacıların hukuksal koruma mekanizmalarına erişimi için başvurulabilecek yargı yolları, sığınma ihtiyaçlarının tespitine yönelik yapılan hukuki analizler ve menşe ülke bilgisi gibi başlıklar altında ayrıntılı sunumlar yapıldı. Programı tamamlayan katılımcı avukatlara sertifika verildi.

     

    Bu eğitim çalışması, Merkezimiz’in ABD’li sivil toplum örgütü Refugee Solidarity Network ortaklığıyla ve ABD Dışişleri Bakanlığı Nüfus Mülteciler ve Göç Bürosu (PRM) desteğiyle  geçtiğimiz Mart ayında start alan projesi kapsamında gerçekleşti. Projeye Avrupalı ortağımız Hollanda Mülteci Konseyi de destek sağlıyor.

     

    Haftasonu gerçekleşen eğitim çalışmasının ardından, Pazartesi günü İl Göç İdaresi Müdürlüğü ile Urfa’da faaliyet yürüten sivil toplum örgütleri ve bölgede çalışan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlileriyle ildeki durum ve ihtiyaçlar üzerine danışma ziyaretleri gerçekleştirdik.

     

    Proje çerçevesinde Haziran ayında Antep ve Ankara yine Barolarımızla işbirliği içinde iki benzer mülteci hukuku eğitim çalışması düzenlenmişti. Önümüzdeki aylarda, gerek Suriyeli gerekse diğer uyruklardan bireysel sığınmacı nüfusunun yoğun olarak yaşadığı illerde özellikle barolar eliyle yürütülen Adli Yardım mekanizmasının sığınmacılar için devreye girmesini teşvik etmeye yönelik kapasite geliştirme faaliyetlerimiz artarak devam edecek.